Yazar: Deniz Ekim Tilif

Sayfa:5

60’ların protest ruhunun kültüre kattığı şeyler, birçok günümüz insanının gözünde yaşatılmaktan çok saygıyla anılan bir nevi anıta dönüştü. Gelin görün ki, o senelerdeki fikirlerin ilhamı bize ulaşmasa belki günümüzdeki hak, özgürlük arayışları da aynı özgüveni taşımayacaktı adımlarında. ’68 yazının 50. yıldönümündeyiz ve bize esin kaynağı olan insanlardan biri hala turnelerde, azizelik görevine devam ediyor. Sanki […]

Deafheaven, kendi kitlesini yarattığı ivmede yaranamadığı insanları da karşısına alan bir grup. Milletin “yerleşik” ve yaygın müzik zevkleri göz önüne alındığında çok da şaşırtmayan bir durum bu: Post-rock ve shoegaze tadındaki partisyonların black metal tarzında bir vokalle flörtleşmesini sevebilmek için teoride bu türlerin hepsini seviyor olmanız gerekiyor -ki zor da olsa imkansız bir durum değil. […]

“Ne düşünüyorsak, oyuz. Hepimiz düşüncelerimizden doğarız. Düşüncelerimizle dünyayı kurarız.” Progressive Rock, bilincin alt ve üst limitlerini zorlamaya devam eden 5 yeni şarkıyla karşınızda. Siddhartha – A Trip to Innerself Tiger Moth Tales – Winter Maker The Cinema Show – Ulisse Banco Del Mutuo Soccorso – Miserere Alla Storia Acid Trippin – Spring Depression Görsel: stremplerart

İskoçya kırsallarında tatile çıkıp yüz metre ilerideki bir şaman ayinini izlemek, Welcome Strangers‘ı dinlemekten çok da farklı bir deneyim olmasa gerek.  Tercihen ufukta bir de fırtına gözüküyor, şimşek sesleri duyuluyor olsun. Ama bulunduğunuz yerde işler yolda, keyifler yerinde ya da öyle olduğuna inanmaya çalışıyorsunuz. Karanlığın içinde umut arayan, oldukça pastoral ve ziyadesiyle seyirlik -yaygın deyişle […]

Yarın İstanbul için büyük bir gün. Hava karardığında Maçka semalarında hayat bir süreliğine duracak, yıllardır şehrin başına gelen en büyük açık hava ayini vuku bulacak. 17 seneden sonra Bad Seeds’le, 14 seneden sonra Nick Cave’le hasret giderecek, yürekleri birleştireceğiz. Belki ozanla el ele tutuşacak, belki zatı muhteremi omuzlarda taşıyacak, belki onunla aynı sahneye çıkacağız. Her […]

Geç oldu bu yazının gelişi, güç de oldu. Diyecek sözleri hala dikkatli seçemiyoruz, dinlediğimizi sindiremiyoruz. Madem kısacık da olsa bir iki kelam etmek şart oldu, vazifeyi daha fazla geciktirmemeli. Epik cazın son dönemde karşımıza çıkan en yetenekli isimlerinden Kamasi Washington, yeni destanı Heaven and Earth ile karşımızda. İlk “büyük” stüdyo albümüne kıyasla bir kulaç daha kısa […]

2011 senesi, 21. yüzyılın ilk onda birini şekillendiren üç grubun birbiri ardına kapatıyoruz ilanı vermesine vesile olmuştu: White Stripes, LCD Soundsystem ve bir de Gorillaz. Sanki 00’lar birlik olmuş, “Biz diyeceğimizi dedik, devri teslim vakti gelmiştir,” diyordu sıradaki kuşağa. Şimdi 2010’ların sonuna yaklaşsak da onyıl değerlendirmesi yapmak için erken. Gönül verdiğimiz bu üç ekip de […]

Death Grips’in halen “avangart hip-hop” etiketi altında değerlendiriliyor olması, türlerin iç içe geçip durmaksızın çarpıştığı modern müzik aleminde böylesi etiketlerin işlevsiz kaldığının bir ispatı adeta. An itibarı ile damdan düşercesine aramıza katılan Year of the Snitch‘e bakalım misal: Albümün en “hali vakti yerinde” hip-hop işi “Streaky”, kalanı David Lynch’i korkutacak türden bir ucubeler sirki. “Shitshow” […]

Dava adamı Trent Reznor kendi karanlıklar evreninin içinden çekip aldığı son lanetiyle karşınızda. The Social Network filmine yaptıkları soundtrack’ten beri can ciğer kuzu sarması olduğu Atticus Ross ile 2 senedir yeni baştan, sil baştan hayat üfledikleri gözbebeği Nine Inch Nails için Bad Witch aynı zamanda bir üçlemenin sonu. Üç kısaçalar: Not The Actual Events, Add […]

Günlerin hızına yetişmekten daha zor bir şey varsa o da yeni çıkan albümlerin hızına yetişmek. Ya da tam tersi, onların bize ulaşabilmesi… 2018 önceki bütün seneler gibi bizi zerre düşünmeden akıp gidiyor, ilk yarı tamam gibi. Önümüzdeki dönemeçler ne skorlar getirir bilinmez, musiki kısmı ise bu tempoyla giderse kıyıdan köşeden hep güzel şeyler çıkaracak. İşte […]


#NowPlaying

Parça

Sanatçı

Background