Fiona Apple – Fetch the Bolt Cutters

Son güncelleme:

Yıllar yılı bekledim durdum

Arkamda bıraktığım izlerin her biri

Bu noktaya getirdi beni (…)

Meltemin içindeyim

Ağaçlarla birlikte hareket ediyorum

Zaman esnek bir şey, biliyorum

Bütün parçalarım dağılıp savrulacak

Bir nabız atışına bakacak geri dönüşüm

Ve biliyorum bunların hiçbiri

Bir anlam ifade etmeyecek uzun vadede

Heyhat bir ses daima bir sestir

Duyacak kimse olmasa bile çevrede

Bense bu bedenin içindeyken henüz

Beni sevmeni istiyorum sadece.

I Want You To Love Me

Nice zamandır yolunu gözlediğimiz başyapıt, yaratıcısının hayranlarına yazmış olabileceği bir sevgi mektubu misali adım atıyor sahneye. Gönül çelen her güzel jest gibi başarıyla mest ediyor bizi, çok geçmeden de itiraf ediyor: “Ve biliyorum beni sevdiğini. Karanlık vakitlerde de biliyorum bunu.” Fiona Apple bu şarkıyı gerçekten bize yazmış olmasa da dinleyene varlığı inkar edilmez bir güç bahşediyor kaleme aldığı sözler. Apple’ın akıl almaz kuvvetteki kaleminden alışkın olduğumuz bir durum bu, bahsettiği konular ne kadar karanlık olursa olsun. Piyanonun sürüklediği bu anti-pop marşının sonunda ise bir yunusa dönüşerek bizi okyanusun maviliğiyle yüzleştiriyor. Bir okyanus ki geri kalan 12 şarkı boyunca bize yaşamın içinden sürrealist tablolar çizecek.

Tony beni tepesi atmış, komik ve sıcakkanlı tasvir etmişti

Sebastian “fırtınanın ortasındaki iyi adam” olduğumu söylerdi

O zamanlar potansiyel nedir bilmezdim ama

Shameika ne nazik biriydi, ne de arkadaşım

Ama kafama yerleşti bir kere, bir daha görmeyeceğim onu

Tepem atmış, komik ve sıcakkanlıymışım

Fırtınanın ortasındaki iyi adammışım

Şiddetli düşüş yaşadığımda bunu hatırlayacağım

Shameika

Tepesi atmış, komik ve sıcakkanlı genç bir Fiona Apple’ı tasavvur etmek eminim birçoğumuz için zor değil. Hayat ona her zaman iyi davranmadı, lakin o “Seni öldürmeyen şey güçlendirir” gibi klişe bir sözün gerçeğin ta kendisi olabileceğini tek başına kanıtladı yıllar içinde. Öfkeyi, mizahı, samimiyeti bir an olsun müziğinden eksik etmedi. “Fetch the Bolt Cutters”da gençlik tecrübelerinin ona ne yaptığını “Benden bütün eğlenceli yanımı aldı götürdü,” dizesiyle bir bakıma özetleyen Apple’ın travmalarını kendi matrak ve sınırlardan yoksun sanatına entegre etmesi, onun için kusursuz bir terapi olduğu kadar bizler için de bir nimet kuşkusuz. Kendisini böylesine harikulade bir içtenlikle iyileştirebilen, ruhuna zarar veren insanlardan olabilecek en iyi biçimde intikam alan sanatçılar hala çevremizde olduğu için cidden çok şanslıyız, ilerleyen dakikalarda bunu tekrar tekrar fark edeceğiz. “Beni istediğin kadar masanın altına itele, susmayacağım.” Umarız asla susmazsın Fiona.

Kötülük elden ele dolaşan bir spordur

Yanan kişi meşaleyi sıradakine uzatır

Düzgün yetiştirildiğin için kınıyorum seni

Uzun olduğun için kınıyorum seni

Hiçbir şeye karşı durmadığın için kınıyorum seni

Birbirinize sahip olduğunuz için kınıyorum,

Bu kadar kendinden emin olduğun için,

Yaşamını propaganda broşürü yaptığın için.

Relay

Kendine dair aydınlanma yaşamış bir sanatçı topluma dair de bir şeyler söyleyemez mi? Elbette söyleyebilir. Dünyayı değiştirmenin ilk adımının kendini değiştirmek olduğu teorisi doğruysa bu durum önümüze büyük fırsatlar çıkarabilir. Zira biliyoruz ki sanat, kimi zaman sahiden de toplumu değiştirebilir. Krzysztof Kieslowski’nin Öldürmek Üzerine Kısa Bir Film‘i nasıl zamanının Polonya’sında idam yasasında düzenlemeye gidilmesine zemin hazırladıysa, rock’n roll kültürü nasıl toplumun temel ahlak anlayışını temelden sarstıysa, başka sanat eserleri de 2020 dünyasında halen kurtulamadığımız cinsiyet, namus, ahlak, ırksal gerilim, yargısız infaz gibi hegemonik erkeklik mahsulü ürünlerin etki alanına doğrudan müdahil olup kendimize yeniden bakmamıza vesile olabilir. Apple’ın şairane ve kuraldışı feminizmi neden bu değişim sürecinin önemli aktörlerinden biri olmasın?

Kim bilir sana ne yalanlar söylüyordur hakkımda

Sırf arkadaş olmamızın ilelebet önüne geçebilmek için

Çok üzülüyorum, çünkü ikimizin de tanığı yoktu yanında

Tek bilenler bizdik

Bizi öptüğü an lanetlenmiştik

O andan itibaren sahne onundu

Newspapers

Fetch The Bolt Cutters gözümüzün önünde aktıkça haksızlığa, taciz ve tecavüze karşı sesini çıkarmaktan korkmaya kadınlara bir methiye olarak konumunu tasdik ediyor. Bunu yapmasının bugüne kadar yaşadığımız her çağda ne kadar önem arz ettiğine itiraz etmek mümkün değil. Lakin kendini anlatan feminist bir ses olmaktan da ötesini başarıyor albüm, her kesimden insanı olabilecek en ikna edici argümanlarla feminizme bir şans vermeye çağırıyor. Fark ettirmeden yapıyor bunu, sözlere coşkuyla eşlik ettirdiği her insana geçirdiği duygularıyla belki hemen etkisi görülmeyecek, ama uzun vadede yeni ufuklar açacak gönül hikayeleri ve serzenişler dile getiriyor. En önemlisi feminizmin cinsiyet görmeksizin nasıl da herkesi birleştirdiğine dair bir soyut manifestoya dönüşüyor kulaklarımızın önünde, gözlerimizin dibinde. İnsanı değişime güzellik dolu bir enerjiyle çağırıyor.

Koyuldum yola, ne yaklaşıyor ne uzaklaşıyorum

Bugüne dek hep bugünü ve yarını gözledim

Bugüne dek hep bir şeyleri ispata uğraştım

Artık sadece hareket etmek için hareket ediyorum

On I Go

Fiona Apple’ın sonsuz aydınlanmacı yolculuğu, onu ve toplum üstündeki mirasını her adımında daha da büyüttü. Bir noktada en güçlü albümüyle, çok beklenen o olgunluk dönemi şaheseriyle elbette karşımıza çıkacaktı. Yazının sürprizi bu noktada geliyor: O şahesere ulaşalı yıllar olmuş bile olabilir. “Kötülük elden ele dolaşan bir spordur / Yanan kişi meşaleyi sıradakine uzatır” gibi iki dizeyi 15 yaşında yazan Apple, bir bakıma bütün kariyeri boyunca o şaheseri adım adım yayımlıyor, hepimizin ulaşmak için iple çektiği o olgunluk noktasına ise çoktan ulaştı. Ruhani bilgelikte bir kere zirveyi gören biri, o zirvede kalabilir mi? Hiç denemedik, ama Apple özelinde durum bu gibi görünüyor. Fetch The Bolt Cutters, dinleyicisini özgürlüğüyle hür kılan bir sanatçının başyapıtlar zincirinin en güncel halkası. Bunun da ötesinde Apple’ın hayranlarını katlamaya devam edecek bir toplumsal ağıt ve zamansız bir anıt. Çıkar çıkmaz tarihe geçti bile, yankıları ise -çevrede duyacak kimse olmasa bile- asla bitmeyecek.