Az Beklenen Prenslerin Öcü Röportajı

Son güncelleme:

“Özellikle komik olmaya çalışmıyoruz, komik olan aslında içinde bulunduğumuz durum.”

Yerli sahnenin -yukarıdaki alıntıda görüldüğü üzere- mazeretli biçimde komik ve kendine has oluşumlarından Prenslerin Öcü, yıllardır devam eden yolculuklarını bugün (29 Ekim) ilk stüdyo albümleri Rock Meydanı ile yeni bir aşamaya taşıyor. Bu 11 şarkılık seçkide ekibin gönülden kopup gelen yepyeni kelamları ve distortion’ı bol besteleri var. Başlıktaki “az beklenen” kısmı da bizim şakamız elbette. Grubun serüvenini takip eden insanların kendilerinden gelecek her beyanı ve hamleyi ilgiyle takip edeceğine kuşkumuz yok. Bu vesileyle lafı daha fazla uzatmadan, Rock Meydanı’nın yolculuğunu şarkı şarkı konuştuğumuz röportajımıza buyurunuz…

Soldan sağa: Kuş Prens, Bas Çavuş, Melez Prens, Ulubey, PR 1000.

PİL TARLASI

Intro’yu ilk kez duyunca “N’oluyor, birazdan odamda sisler ve ışıklar eşliğinde Iron Maiden mı belirecek?” diye düşündüm. Şarkının devamı da oldukça Iron Maiden, gitar riff’leri olsun, bilimkurgu etkili (çünkü robotlar var) şarkı sözleri olsun… Kendilerinin canlı performansta sahnenize teşrif etme ihtimali var mıdır?

Bu hayatta her şey mümkündür, bütün rock savaşçılarına kapılarımız sonuna kadar açıktır.

Albümün geneli de oldukça hard rock bir sound’da seyrediyor. Bu vesileyle Rock Meydanı’nın yılan hikayesine dönen kayıt geçmişine değinelim.

2020 Mayıs ayında kendi imkanlarımızla albümü kaydetmeye başladık.
Kayıtları yaptığımız bilgisayarın hard diski havaya uçtu.
Vokaller hariç her şeyi kaydetmiştik. Haliyle çok üzüldük.
Kayıtları kaybettiğimiz hafta, grup üyelerinin de başı beladan kurtulmadı. Amansız DJ lobisi hayatımızı cehenneme çevirmeye ant içmişti. Ulubey’in kolu kırıldı, Melez Prens basur oldu, Kuş Prens doğum gününü karakolda nezarette geçirdi, Bas Çavuş ise bağırsak iltihabı geçirdi.
Pr 1000’e bir şey olmadı çünkü o bir robot.
Kaygılarımız büyük bir kedere dönüştü.
Derken Los Angeles’tan İstanbul’a gelen uçaktan biri indi.
Bu kişi Batuhan Bükücü’ydü.
Başımıza gelen olaya üzüldüğünü ve kayıtlarımızı yapabileceğini söyledi.Bu teklifi yaparken 3-4 şarkı kaydedeceğini sanıyordu.
11 şarkının kayıt ve mix’lerini yaptı, hatta bazı günler bize yemek bile ısmarladı.
Albümün mastering’ini Çağan Tunalı yaptı ve gezegenler doğru dizilimi aldı.
Şimdi zafer zamanı!

OLUR MU?

Geçmiş şarkılarınızdan hangilerinin bu albüme nihai suretleriyle gireceğini nasıl seçtiniz? Ne kadar planlı, ne kadar öylesine gelişti?

Prens dostlarımız Kız Kaçıran, Olur Mu?, Fok Partisi’nin stüdyo kayıtlarını dinlemeyi hak ediyordu. Silk Beni’yi de nedensizce yeniden kaydetmek istedik, şarkı bizim değil mi kardeşim?

ROCK MÜZİK

Diyelim ki büyük bir felaket meydana geldi ve rock müzik gezegenden silindi. Geri kalan repertuarınızdan ibaret birer çalma listesi yapacaksınız. Kimler olurdu bu listede?

Öncelikle Rock Müzik silinemeyecek ve yok olamayacak kadar güçlüdür. Rockçıları gezegenden silebilirsiniz ama düşünceleri yok edemezsiniz. Biz bugün var yarın yokuz, ama Rock Müzik ilelebet payidar kalacaktır.

SİLK BENİ

Silk Beni ilk versiyonuna kıyasla hayli değişmiş. İlk versiyondaki gitar sesini taklit eden vokalin gitmiş olması beni biraz üzse de bu versiyon çok daha hisli olmuş. Sevdim. Bu versiyon biraz da konserlerde yoğruldu sanırım, değil mi?

Evet doğrudur, şarkıyı konserlerde yoğurduk. Gitar sesini taklit eden vokaller yerine çift gitarlar kaydettik çünkü, gitarın sesi uzaktan hoş gelir ama yakından dinlerseniz daha hoş gelir.

Konserler demişken, pandemi öncesi hayatta Prenslerin Öcü’nün hikayesini en iyi konserlere katılmak yoluyla takip ediyorduk. Sahneye dönüşünüz hakkında nasıl planlarınız var?

Daha fazla gitar solosu, bir türlü uslanmayan vokaller, seyirciyi çıldırtan sahne şovları, tabi ki daha fazla Rock Müzik olacak. Daha büyük sahnelerde ve festivallerde prens dostlarıyla buluşacağız.

SAÇ EKİMİ

Nejat Yavaşoğulları’nı gruba katmışsınız, hiç söylemiyorsunuz. Nasıl gelişti bu ortaklık?

Herhangi bir ortaklık gelişmedi. Bazen şarkı söylerken Nejat Yavaşoğulları olmak istersin ya, işte öyle bir şey.

FOK PARTİSİ

Şu hayata bir hayvan olarak yeniden gelebilseydiniz ve bu fok olmasaydı, ne olmak isterdiniz?

Bunu söylemek şimdi ikinci albüm için bir spoiler olabilir. Belki ilerleyen zamanlarda bunu birlikte öğreniriz.

İSPANYOLCA BİLMEYENLER

Konserlerde yoğurduğunuz bir başka şarkı, o vakitlerden beri de hayli zaman geçti. Sonunda stüdyo formatında paylaşabiliyor olmak nasıl his, ve şarkının yolculuğundan aktaracağınız komik hikayeler var mıdır?

Bu şarkıyı nedense insanlar komik buluyor, aslında özünde bir trajedi var.
Kırk yıllık arkadaşlarını sadece İspanyolca bilmedikleri için elinin tersiyle iten bir aşığın çığlığıdır bu şarkı.

“Te quiero birtanesu” gibi sevdiğimize söylenebilecek başka yaratıcı söz önerileriniz var mı?

Şarkı sözlerimizde nereye elinizi atsanız aşk kokulu çiçekler bulacaksınız.
Biz kendimizi, biz birbirimizi, biz bütün dünyayı sevmesek, nasıl ifade eder aşıklar kendilerini? 

KIZ KAÇIRAN

İyi Edersin hakkında karaladığınız açıklamada en iyi müziğin 80’ler darbesi öncesi Anadolu rock olduğunu belirtmiştiniz. Bu yorumda ise ilk versiyondaki 70’ler Anadolu rock havasından daha modern bir sound’a geçiş söz konusu gibi. Aslında albümün genelinde de üstünde uğraşılmış, cilalı bir prodüksiyon söz konusu. Kasıtlı bir karardı bu sanırım?

Evet, bu karar kasıtlıydı. Albümün sound’u özlediğimiz 90’lara yaklaştı. 90’larda mutluyduk, bu nostaljik his bize çok iyi hissettirdi.
Albümü dinleyen Prens Dostları da iyi hissedecektir diye düşünüyoruz.
Cilalı bir prodüksiyondan çok, üstüne düşünülmüş, emek harcanmış ve arkadaşlıkla yoğrulmuş bir zaman dilimi diyebiliriz.

Diyelim ki beşi 1980 öncesi Anadolu rock sahnesine ait olan, beşi de başka sahnelerden olan (yerli, yabancı fark etmiyor) on grubun yer alacağı bir festival düzenleyeceksiniz. Moğollar’ın yanında Iron Maiden bile çalabilir mesela. Kimler olurdu hayalinizdeki ideal line-up’ta?

Iron Maiden bu kadar çok istiyorsa bizimle birlikte çalabilir, bizim için sorun olmaz. Aslında bizim hayalimizdeki rock festivali bunun da ötesinde.
Piyasada isim yapmış grupların gölgesinde olmayan, kendine korkmadan ROCKçıyım diyebilen grupların çaldığı, canlı müziğin hiç susmadığı, hiçbir şekilde banttan müzik çalmadığı, DJ’lerin rockçı yemini edip, aşı kartlarını göstermek ve onların da gelmesine izin verdik diye fazla şımarmamak koşuluyla dinleyici olarak katılabileceği bir festival.
Binlerce rock müziğe susamış rock’çının kol kola girip birlikte güzelce kudurabileceği bir festival.
Adı da tahmin edebileceğiniz üzere “BÜYÜK ROCK FESTİVALİ” olacak.
Bu festivalde sahne alan grup ve kişilerin yıldızı parlayacak, rock’çı klanları birbiriyle kaynaşacak ve birlik olacak. Yeni aşklar yeşerecek ve bir sürü çocuk doğacak.

TAM BANA GÖRE BİRİ

Bu albümün en “hit material” şarkısı olmuş bence. Aşk şarkıları da daima ilgi görüyor malum. Bir klip çekme düşünceniz var mı, ya da genel anlamda bu albümden klipler gelecek mi?

Gücümüz yettiğince albümün tüm şarkılarına klip çekmeye çalışacağız.
Tam Bana Göre Biri’ne gelince, bu şarkı alçak gönüllü bir aşk şarkısıdır.
Olur Mu? ya da Kız Kaçıran’a nazaran daha bu dünyaya ait, çatışmanın bireyler arasında değil, bireyler ve yaşam arasında olduğu bir şarkı.

Karantinadayım dışında favori aşk şarkılarınız neler?

Bunun tuzak soru olduğunu bal, buz gibi fark ettik, bu yüzden cevap vermeyeceğiz.

EV AL

Albümün son iki şarkısında sözlerde bir ekonomik kriz ayyuka çıkıyor. Buradan ben de ciddi bir konuya bağlayacağım: Hayatımızdaki haksızlıklara dair bir kelam ya da duruş üretmekte sizce mizah hem neler başarabilir, hem de nasıl tehlikelerle karşılaşabilir?

Biz sadece içinde bulunduğumuz durumu ortaya koyuyoruz.
Özellikle muhalif bir duruşumuz yok. Günümüzde göz önünde olan sanatçıların çoğu üç maymunu oynadığı için, var olan gerçekleri olduğu gibi ortaya koymamız bizi muhalif gösterebiliyor.
Kimse bizi bir potaya koymaya çalışmasın, biz ne sağcıyız, ne solcuyuz..
BİZ ROCKÇIYIZ.
Özellikle komik olmaya çalışmıyoruz, komik olan aslında içinde bulunduğumuz durum. Hahaha çok komik.
Demokratik ülkelerde başınızı belaya sokmadan mizahla her şeyi ifade edebilirsiniz.

BEYAZ YAKA

“Bırakın da yaşayalım”… Hepimizin yüreğinde hissedebileceği son sözler. Bu vesileyle size birçok röportajımda kullandığım kapanış sorusunu sorayım: Bundan 100 yıl sonrasında, “Müzik Efsaneleri” temalı bir parkta olduğumuzu hayal edelim. Prenslerin Öcü’ne de bir anıt dikilmiş burada. Eğer şarkı sözlerinizden birini bu anıta yazdırma imkanı bizzat size verilse ne yazdırırdınız?

Yürüyün önden rockçılar
gün sizin gününüz
Engelleri aştınız
Zaferler kazandınız
Kıt kanaat geçindiniz
Biz birinciyiz