OCEANVS ORIENTALIS x ISMAIL TUNÇBİLEK

Son güncelleme:

Akustikhane’nin yeni serisi  Across’un 2. bölümünde, elektronik müzik oluşumu Oceanvs Orientalis‘in kurucusu Şafak Özkütle ve Taksim Trio’dan da aşina olduğumuz ‘bağlamayı konuşturan adam’ İsmail Tunçbilek’in bu seri için oluşturduğu yaklaşık 30 dakikalık performans bizleri selamlıyor.

Konsepti anlamak için Across’tan kısaca bahsetmek gerekirse, daha önce hiç karşılaşmamış elektronik müzisyenleri ve enstrüman virtüözlerini İstanbul’un farklı ve özel mekanlarında bir araya getirerek, yeni sesler oluşturmayı amaçlayan 4 bölümlük bir seri.

Alfabesi 7 farklı notadan oluşan evrensel dil, müzik, birbirinden farklı yöre ve kültürlere ait iki türden beslenerek konuşturuluyor bu kayıtta. İşte bu bağlamda 2 farklı türden beslenen müzisyenler, aynı notaları farklı şekilde konuşturmalarıyla yepyeni bir bütünlük yaratıyor, biz de kendimizden parçalar buluyoruz. Her iki müzisyen de müzik yapmaya başladıkları andan itibaren, zaman mekan kavramlarının soyutlaşıp, melodiler eşliğinde başka diyarlara yolculuk yaptıkları konusunda hemfikir.

Hayatı sesler üzerinden algılamak hepimizin aşina olduğu bir durum, seslerin bizi götürdüğü bir hatıra, bir yer muhakkak vardır.’ diyor Şafak Özkütle. Sesler ile kalbimize güzel bir uyum biçiyor.

Sazı akıllara kazınmış şekliyle türkü unsuru olmanın dışına çıkaran İsmail Tunçbilek, ‘Ben onu değil saz beni çalıyor’ dediği enstrümanıyla, kendi hissederek ortaya koyduğunu, ezgileriyle anlattığını, bizlerin farklı şekilde yorumlamasına olanak tanıyor, adeta kendi anlatısının öncülüğüyle bizlerin başka anlamlara yelken açmasına olanak tanıyor. Müziğin güzelliği de budur aslında. İfadenin en güçlü yoludur belki de…

Bu proje sadece doğu batı sentezinden ibaret değil. Prodüktör kimliğine de sahip olan Şafak Öz Kütle, aslında farklı samplelar kullanarak başlı başına yeni bir müzik yaratıyor, üzerine her enstrüman ve boyutun içine dahil olabilen saz ile ona sample veriliyor ve yeniden bir oluşturma sürecinin içine giriliyor ve görünen o ki ortaya gayet başarılı bir iş çıkıyor.

Performans mekanı olarak All Saints Moda Kilisesi’nin seçilmesi bir rastlantı değil. Akustikhane ekibi zamansız bir parçayı zamansız mekanda anlatmak istemiş ve sonucunda kaydı burada almayı tercih etmişler. Bunun da heyecanı ayrı bir şekilde yansımış. Kendi deyişleriyle de tarihi mekanda tarihe geçecek bir olayı kaydetmek için daha iyi bir seçenek yok gibi.

Farklı ve daha önce çarpışmamış insanların enerjisini müzikle yakalayan bu kayda kulak vermenizi öneririz, keyifli dinlemeler.