WhatsApp 4

WhatsApp hikayemiz güzelliğinden hiçbir şey kaybetmeden yoluna devam ediyor.

Bir adam dadandı whatsapp’ıma, günlerce hiç durmadan mesaj attı. Bulunduğu ortamın sahteliğinden, herkesin imaj peşinde koşmasından ve derin bir şeyler yaşayamamaktan bahsetti. Anlattı da anlattı. Aralarda giydiği kıyafetlerle çektiği pozları gönderip “Nasıl olmuş kanka, böyle dışarı çıkayım mı?” diye sordu. Dilim döndüğünce cevap verdim ve Bu Tarz Sensin‘e katılmaya ikna ettim. Bizim konsepti de tam olarak anlamamış ki arabesk bir kuple ile karşıma çıktı ama itiraf etmek gerekirse daha samimi bir şey duymadım ben. Mükemmel bir giriş ile başlıyoruz. Bu arada Serkan‘cım “bir canın var ve o bizim olmasın lütfen” (şaka)

Hemen arkasından Emir ve Erim’den kendi parçaları geliyor, parçanın adı Camel. Ruhları tellendirmek için yazmışlar.

Programın devamında ise;

Kemal bizi Poor Misguided Fool ile 2001 yılına götürüyor.
Oya Girl You’ll Be a Woman Soon ile Pulp Fiction günlerini hatırlatıyor.
Bir diğer Kaan, sanırım kafası güzel iken keşfettiği bir parçayı paylaşıyor.
Ersin, Allahını seven üstüme toprak atsın dedirten bir şarkı ile programa dokunuyor.
Beyza‘dan da aşk için bir parça geliyor.

Ve ve ve benim iki gözümün nuru, beraber büyüdüğüm, benden 6 yaş küçük olmasıyla minik abilikler yaptığım, son 5 yılımı da düşünsel olarak beraber geçirdiğim kuzenimden bir şiir geliyor. Edip Cansever’den “Su Yanındaki Parklar”. Bir parça daha harcıyoruz gençliğimizden.

Son olarak da Zuhal, devlet dersinde öldürülmüş bütün canlar ve onların anneleri için istediği şarkı ile programı bitiriyor.

Yeni bir kayıtta görüşmek üzere.

Numarayı hatırlatıyorum: +90 555 575 22 44

Arada halimi hatrımı da sormayı unutmayın.
Sevgiler

evrim