Jessica Pratt – Quiet Signs (2019)

Jessica Pratt 3. Albümü Quiet Signs ile kulaklığımıza düştü. Los Angeles’lı Pyschdelic Folk (Freak Folk) olarak da geçen akımın en sessiz ama yüksek sesli temsilcilerinden Pratt, Quiet Signs’da bizi gündüz düşlerimizde ufak bir gezintiye çıkartıyor. Vashti Bunyan’ın 1960’ların hit akımını tekrar pop kültürüne adapte edişinden beri karşımıza çıkan en başarılı yeni nesil vokallerden biri olan Pratt, 3. Albümünde de yumuşak gitar tınıları, melodik flüt notaları ve hayalperest sesi ile bize hayatın karmaşasından kaçacak bir sığınak yaratıyor.

 İlk çıkışını 2012’de kendi adını verdiği ve kısa bir zaman içerisinde evinde kaydettiği Jessica Pratt ile yapan müzisyen 2015’de ikinci albümü On Your Own Love Again ile ilk albümünün terapetik seslerini korumayı başardı. 3. Albümü olan Quiet Signs şarkıcının ilk stüdyo albümü. Albümle ilgili yapılan bir röportajda; “Stüdyo atmosferi ve kayıtların şarkılarımın rüyamsı havasını etkilemesinden başta gerçekten çok korkmuştum” diyen Pratt sonunda ortaya çıkan işin berraklığı ve tarzı ile hiç birimizi hayal kırıklığına uğratmamış. Bir kaç senede bir görülen bir yıldız kayması gibi hayatımıza giren albümleri bizi düşlerimiz ve dileklerimiz ile başbaşa bırakıyor.

 Albümün ilk parçası olan “Opening Night” da ki piano tınıları müzikal partneri ve sevgilisi Matthew McDermott’un eseri. Şarkının ismi ise 1977’lerdeki indie yönetmen ve yazar John Cassavates’in filminden geliyor.  Benim listeme attığım şarkılar “As The World Turns”, “Poly Blue” ve “Silent Song” oldu.