Hazırlayan: Aslı Dernek
James Blake‘in nefes kesici bir şekilde detaylı ve ince işlenmiş olan yeni albümü The Colour In Anything; Frank Ocean, Bon Iver ve Rick Rubin gibi isimlerin katkılarıyla dinleyiciye sunuldu.
Müzisyenin 3. albümü olan The Colour In Anything, diğer 2 albümü gibi içine girilmesi ve alışılması pek de kolay olmayan bir proje. Dikkatli dinlediğinizde ise sisler içerisindeki ses değişimlerini kavrayabiliyorsunuz.
Blake bu albümünde geçmiş işlerinin saplantılarından biraz kurtulmuş ve farklı vokallerin, seslerin içeri sızmasına; yaratıcılık sürecine dahil olmasına izin vermiş. Röportajlarında da bu eksende yeni albümün kişisel, müzikal ve coğrafi olarak ani/köklü değişimlerin habercisi olduğundan bahsetmiş. Albümün yaratıldığı çevreden esinlendiği ve bu farklı sosyalleşmenin bir eseri olduğunu söylersek yanlış olmaz; Güney Kaliforniya, güzel dostluklar ve yeni bir aşk albümü şekillendirmiş.
17 şarkının yedisinde Rick Rubin dokunuşları olduğunu görüyoruz. Zaten albümün büyük çoğunluğu için miks ve mastering prosesi Rubin’in Malibu’daki Shangri-La stüdyolarında gerçekleşmiş. Ayrıca Frank Ocean, Justin Vernon ve Connan Mockasin de kadrodaki öne çıkan isimlerden. Dolayısıyla bu sefer James’in Londra’daki odasından çıkıp emsalsiz bir ekip kurduğunu söyleyebiliriz. Ortaya çıkan şey ise 76 dakikalık, “maksimalizm’e mükemmel/dağınık bir dalış” olarak yorumlanabilir.
Açılış şarkısı “Radio Silence” yeni albüm için yazılmış ilk şarkıymış. Oldukça kuvvetli bir başlangıç noktası. Aşınmış gürültünün altında duyduğumuz piyano tınıları ve Blake’in yumuşak vokalleri ile albüme görkemli bir giriş yapılıyor.
Albümdeki diğer favorilerimiz ise Blake’in klasik R&B melodisi üstüne bir tutam post-dubstep etkisi katarak sunduğu “Love Me In Whatever Way“; Bon Iver ortaklığındaki “I Need A Forest Fire” ve alışılmadık bir kapanış şarkısı olan “Meet You In The Maze“.



