Yazar: Deniz Ekim Tilif

Sayfa:5

Hunter‘ı dinlemekteyken akıllarda oluşan bir soru: “Anna hanım, bizi niye yeni müzikler için bunca yıl beklettiniz?” Akla gelen ilk mantıklı cevap sanatçı titizliği. Anna Calvi‘nin ince elenip sık dokunmuş virtüözlüğüne en son tanık olduğumuz stüdyo albümü One Breath idi. “Suddenly”‘de bir gece ansızın kapımızdan girip kendi karanlığa çağırıyor, “Sing to Me”, “Piece by Piece” ve […]

Çok çok küçükken Avustralya‘nın dünya haritasında nasıl da kendi halinde, yalnız göründüğünü incelerdim. Sırf Dünya’nın bir ucunda tek başına duruyor oluşu bile egzotik ve gizemli gelirdi. Hollywood filmlerinden Amerika’yı, Almancı akrabalardan Avrupa’yı, belgesellerden bazen Asya bazen Afrika’yı görür, duyar, işitirdik. Peki Avustralya dedikleri o uzak diyarda ne olup bitiyordu? İnsanları ne yer, ne içerdi? Duyardık […]

David Bowie’li The Man Who Fell to Earth filmiyle bildiğimiz rokçu İngiliz yönetmen Nicolas Roeg‘in de Performance diye bir filmi var. Başrolde rock’n roll abisi Mick Jagger, karakterlerin suratlarının birbirine geçtiği progresif-saykodelik kadrajlar… Tesadüf müdür bilinmez, White Denim‘in Performance‘ı da öyle bir albüm: Hem dibine kadar rock’n roll, hem de çeşitli avangartlıklar cirit atıyor yarım […]

Ormanın bütün gececi canlıları, Mark Lanegan‘ın ricasına kulak vermek üzere birleşti: “Gelin şöyle gecenin çocukları, kendi karanlık armoninizi şakıyın.” With Animals, yaşlandıkça sesine boyut katan Lanegan ile İngiliz dostu Duke Garwood‘un parti eşbaşkanı oldukları ikinci çalışma. İlk denemeleri Black Pudding‘ten çok daha ambient, çok daha hayaletli, çok daha loş ve hepsinin altında bir nebze daha […]

Büyüyüp gelişerek evrilmek, kaliteli gruplar içinde sıkça gözlenen bir durumdur; gereklidir de. Ancak sanıyoruz ki pek az müzisyen, bunu John Dwyer için olduğu kadar gerekli görür. Oh Sees‘ın beyni ve kalbi, yolun başında Orinoka Crash Suite‘in beyni ve kalbiydi. Beyin kalbi, kalp beyni yönlendirdi; deneyler müziği kırpıp düzenledi. Yıllar geçtikçe grubunun sadece tarzını değil, ismini […]

Yedi enstrüman, devasa bir stüdyo odası ve olayın tam ortasında yapayalnız bir Dave Grohl… Tabi sinema sanatının büyüsü sayesinde yedi Grohl’u izliyoruz videoda. Youtube’daki yorumculardan birinin The Davegrohls adını taktığı bu tek atımlık bando, çok özel bir vesileyle bir araya gelmiş. Ortaya çıkan sunuma siz deyin şarkılı belgesel, biz diyelim sinematik EP… Play, doğrudan stüdyo […]

Şampiyonlar müsabakasına sefalar buyurdunuz. Bir tarafta günde ortalama 20 şarkı bestelediğini tahmin ettiğimiz garaj rock canavarı Ty Segall, öbür tarafta White Fence mahlaslı ortağı Tim Presley. İkisi de saykodelik, ikisi de gürültüyü seviyor, ikisi de çevresini iyi seçiyor. Presley daha geçtiğimiz aylarda Cate Le Bon‘u yanına aldığı Drinks albümü Hippo Lite‘la gönüllerimizi fethetti mesela. Kadro […]

Sayamayacağınız kadar çok enstrümanı içeren bir başka progresif rock albümüne hoşgeldiniz: Mellotron, elektrik piyano, oyuncak piyano, keyboard, synthesizer, mandolin, stilofon, çançançan, lap steel gitar, saksofon ve daha nicesi… Üstelik bunca zamazingonun yüzde doksanını tek bir adam çalıyor: Jarrod Gosling adlı bu deli İngiliz’i bir diğer projesi I Monster‘da dinlemiş olabilirsiniz. Orada arkadaşı Dean Honer‘a eşlik […]

Sahne adında “vinyl” (plak) geçen birinin bakışlarımızdan kaçması ne mümkün? Gerçek adı Lionel olan Los Angeles’lı bu Williams, aynı zamanda efsanevi film bestekarı John Williams‘ın torunu. Lionel E.T.‘den Star Wars‘a, Indiana Jones‘tan Harry Potter‘a dedesinin temaslarını taşıyan filmleri izleyerek büyürken kafasında nasıl hayaller, dünyalar kurmuştur bilemeyiz. En güvenilir kaynak, grubuyla kaydettiği albümler. Bu kayıtlar ki […]

“Toprak ve sudan oluşan bu dünyayı saf, temiz, neredeyse zamansız, göz alıcı bir diyar olarak görüyorum. Organik yaşamı hazırlayan inorganik bir beşik misali…” -Tamas Katai Metal! 9. yayınıyla karşınızda. The Atlas Moth – Coma Noir Amorphis – The Golden Elk Thy Catafalque – Sarember Orphaned Land – The Manifest: Epilogue Görsel: NVM


#NowPlaying

Parça

Sanatçı

Background