Kanada menşeli Mac DeMarco ikinci stüdyo albümü Salad Days’in tur bitiminde evini, aynı zamanda stüdyosunu, şehir merkezinden, sessizliğin hakim olduğu deniz kenarına taşımıştı. Niyetinin müziğini daha rahat şekilde icra etmek olduğunu da ağustos ayında çıkardığı mini albümü Another One ile ispatladı.
Albüm hiç zorlanmadan, sizi teknelerle gelen hafif dalgaların ve gün ışığının ortasına bırakıveriyor.
DeMarco’nun da dediği gibi, her şarkı sevgiden bahsediyor, göğsümüzde biriken bu garip duygunun farklı boyutları, devirleri yer alıyor hepsinde.
Kendine özgü DeMarco gitarı titrek tonlarıyla yine şarkılara eşlik etmiş ve sanatçı önceki albümden çok farklı bir yola sapmamış olsa da şarkıların sözleri önceki işlerine göre daha derin ve daha bir hüzünle sarılı. Bunun yanında, DeMarco birçok şarkıya klavye ve sintisayzır ile yoğunluk katmış.
Albümün açılışını eski şarkıları aratmayan The Way You’d Love Her yapıyor, ve onu albüme adını veren Another One takip ediyor. Şarkı tamamen klavye ve artık sevilmeme endişesi ile sarılmış. DeMarco’nun da albümdeki favorisi aynı zamanda. No Other One ise eski sevgiliye pırıltılı bir mutluluk vaat eden bir çağrı niteliğinde. A Heart Like Hers ile DeMarco bir daha olmayacak şeylere inanmamaları için dinleyicileri telkin ediyor sanki. Without Me, yine synth ile harmanlanmış, sona doğru yaklaştığımızda artık her şeyi kabullenmiş bir aşık koyuyor karşımıza.
Dalga seslerinden oluşan ve kapanışı yapan My House by the Water’ın sonundaysa sanatçı ev adresini veriyor ve dinleyicilerini bir fincan kahve içmeye davet ediyor.
Bütün şarkıların bir haftada kaydedildiği albüm huzur verirken kalbimizde kırık parçalar bırakmayı başarıyor. Kısacası DeMarco önceki albümlerde yaptığı işi devam ettirmekte ısrarlı.
Dinlenilmeli.
Cansu Toraman



