Hazırlayan: Müge Önder
Her insanın derinlerde sakladığı bir hikayesi var. Belki de yarası.
Korkularınla yüzleşmek acı verir kimi zaman. Bazense kendini açığa vurmak, derdini anlatmak istersin tüm evrene.
Douglas Dare yeni albümü “Aforger” ile işte tam da böyle bir noktaya parmak basıyor.
“Aforger”, Douglas’ın ikinci stüdyo albümü. Albüm, uzun süreli bir ilişkinin bitişi ve sanatçının cinsel kimliğini babasına açıklaması gibi olaylardan sonra kaydedilmiş olmasından ötürü kişisel hikayeler içerse de, bunlar dinleyicinin kendi hayatıyla da bağlantı kurabileceği noktalar aslında.
Albümün en dikkat çeken parçalarından biri olan “Oh Father” ın son derece doğrudan ve yalın sözleri Douglas’ın gerçekten anlatmak istediği ve farkına varmamızı beklediği kavramların dışavurumu olarak da değerlendirilebilir. Douglas’ın ilk albümü olan “Whelm”i dinleyenler bu albümünde de aynı çizgiyi koruduğunu fark edeceklerdir. İngiliz sanatçı, kayıtta içinde organik elementlerin arttığı minimal elektronik soundu piyano gibi klasik bir enstrüman ile drone ve synth gibi daha modern ögeleri birleştirerek bize son derece sade ve net bir şekilde sunmakta. Çok fazla değişkenlik göstermeyen ritim dinleyicinin Douglas’ın kendi dünyasına daha rahat ulaşmasını sağlıyor. Kayıt, yine son derece ciddi ve soğuk vokallerle bağımsız müziğin samimiyetinin dinleyiciye belli bir mesafeden yaklaşmaya çalışmasından ileri geldiğini bir kez daha hatırlatmakta.
“Aforger”ın olumsuz yönü ise fazlasıyla tanıdık tınlaması. İlk albümüyle bazı eleştirmenler tarafından James Blake’e benzetilen Douglas Dare, bu kayıtta biraz daha farklılaşmaya çalışsa da çok fazla başarabilmiş gibi durmuyor. Fakat, her şeye rağmen sanatçı her iki albümde de yakaladığı derinlikten ötürü gelecekte de adından fazlasıyla söz ettireceğe benziyor.



