Dizilerden Şarkılar: House M.D.

Hazırlayan:  Tarih Ağustos 4, 2017

Fotoğraf: Adam Taylor (NBC Photo) 

Yaklaşık bir aydır Kıyı’nın yeni web sitesiyle ilgileniyorum ve işimiz hala bitmiş değil. Evrim, Kıyı’nın web sitesini yenilemek için benden yardım istediğinde aklımda olan tek şey bunca içeriği olabildiğince öne çıkaran bir tasarımdı. Sonuçta da ortaya güzel bir şeyin çıktığına inanıyorum. Geçen bir ayda gözümün önünden binlerce satır kod geçti, yüzlerce satır kod düzenledim ve yazdım.

Kıyı ve Evrim ile tanışalı sanırım 4 sene oldu. Bu 4 senede –şurada sitedeki yenilikleri anlattığım yazıyı saymazsak- Kıyı için “kod” dışında hiçbir şey yazmamış olduğumu, az önce, sitede gezinirken fark ettim. Bu, muhtemelen Kıyı Müzik takipçileri için iyi bir şey (birazdan anlayacaksınız nedenini) ama iç sesim “neden yapmadın, daha önce yapmış olmalıydın” diyor.  Indie müzik ile pek ilgilenmediğim için bir şeyler yazabileceğim/yazmayı becerebileceğim (beceremediğimi bu satıra kadar okuyan herkes anlamıştır) bir kategori aradım ve “Dizilerden Şarkılar” bana en uygunu sanırım. Bu içeriği de güneşin yeni yeni göğe yükseldiği saatlerde, Evrim’e Kıyı’ya bir şey yazmak istediğimi söylemeden ve onun fikrini sormadan yazmaya başladım. Yayınlarsa, bu işkenceyi size ulaştıran kişi Evrim Cantimur’dur.

“Yeter artık, ne kafa ütüledin!” diyerek kulaklarımı çınlatacağınızın farkındayım. Yazı yazmayı beceremem zaten. Ama artık beceremediğimin kanıtını yazmaya başlama vakti geldi. Bu yazı “Dizilerden Şarkılar” kategorisindeki diğer yazılardan daha kötü ve rahatsız edici biçimde farklı olabilir.

* Kafa ütülediğim bölümü atlayıp direkt içeriği okumak isterseniz buradan sonrasını okuyabilirsiniz. *  

“House M.D.” ya da “Doktor House”, 2004 yılında başlayıp 8 sezon-176 bölüm süren bir medikal drama. New Jersey’de Princeton-Plainsboro Eğitim Hastanesi’nde geçen dizide Hugh Laurie’nin canlandırdığı “House” karakteri ve ayırıcı tanı departmanı ekibinin inceledikleri vakalarla bölüm bölüm ilerleyen, her Amerikan işinde olduğu gibi bol miktarda tekrar ve klişe içeren bir dizi. Evet, böyle söyleyince kulağa kötü geliyor, farkındayım ancak “House M.D.” benim gibi; kesin yargılara bayılan, bencil, başına buyruk kişiler ve rock-blues dinleyicileri için biçilmiş kaftan. Laurie’nin canlandırdığı House karakteri; bencil, egoist, “ahlaki” değerlere pek önem vermeyen, her zaman kendi bildiğini okuyan ve bulmacalara tapan bir dahi. Ve aynı zamanda iyi bir müzisyen. (Gerçek hayatta Hugh Laurie de iyi bir müzisyen.)

House, aslında hepimizin gerçek hayatta çoğu zaman yapmak istediği bazı çıkışları, bencillikleri, “patavatsızlıkları”, “aşırılıkları” gönül rahatlığıyla yapan bir adam. Bu yüzden de dizi izleyicileri kendisine bayılıyorlar. Hangimiz yere çöp atan birinin ağzına attığı çöpü sokmak istemedik ki? (Tek manyak ben değilimdir umarım.) House bunun gibi şeyleri yapabiliyor ancak biz yapamıyoruz. Neden? Tabii ki her şey Gregory House’un eşi benzeri olmayan, türünün tek örneği bir doktor olması ile ilgili. Onun insanlara ihtiyacı yok (!) ancak insanların ona ihtiyacı var.

Dizide geçen olaylar, tıbbi bulmacalar ve oyunculara hiç girmeyerek asıl konuya girmek istiyorum.(Bunu on bin satır yazmadan önce yazsaydım mantıklı olabilirdi.) Ölmeden önce yapmak istediğim birkaç işten biri, bir televizyon dizisinin ya da filmin müzik süpervizörlüğü. Bu yazı için House M.D.’yi seçtim, çünkü ben yapsam ancak bu kadar iyi yapardım. : ) Dizi içinde ve özellikle final sahnesinde House M.D. kadar iyi seçim yapan sadece bir iki dizi biliyorum. (Bu yazıyı okuyanlar yıpranma tazminatı için dava açmazlarsa belki onları da yazarım, hatta asıl alanım olan sinemadan “Şarkılardan Filmler” de yazabilirim.)

Dizi, müzik ile o kadar içli dışlı ki, House M.D.’de 176 bölümden 200 adet parça seçebilirim bu yazı için ama ben sadece birkaç kaçına yer verebileceğim. Müzik ile sahne ve bölüm uyumu alanında en iyilerden. Özellikle kapanış sahnesi müzikleri. Yani dizinin en iyi parçaları bu yazıda yer almayacak, tamamen kişisel seçimler. Sonra “Aaa House’dan şu olmadan olur mu?!” demeyin. (Size gül bahçesi vadetmedim.)

“House M.D.”, henüz jenerikte, Massive Attack’in “Teardrop” parçasının vokallerden arındırılmış versiyonu ile sizi kendine çekiyor. (Kuzey Amerika dağıtımı. Singapur ve Avrupa’da farklı jenerikler var.)

Dizinin belki de en önemli şarkılarından biri, The Rolling Stones klasiği “You Can’t Always Get What You Want”. Bu cümleyi dizide defalarca duymanız mümkün. Gregory House’un karakteri ile de birebir bağlantılı. 1. sezonun ilk ve son bölümlerinde ve üçüncü sezonda yer aldı.

Parçanın bir de Amerikan dizi oyuncularının yardım amaçlı kurduğu grup “Band From TV” coverı var. Hugh Laurie de grupta. (Band From TV ?)

Dizide yine sahne ile beraber şarkıya geçeceğimizi sandığımız bir anda maalesef müzik ve Greg House’un eğlencesi bölünüyor. The Who – Baba O’ Riley.

Ve Greg House,  Wilson’ın hediye ettiği kilise orgunu deniyor.

0:44 Toccata and Fuge d minor (Bach), 1:04 Improvisation on The Phantom of the Opera Main Theme (Webber), 1:26 A Whiter Shade of Pale (Procol Harum) (Youtube yorumundan)

Greg House, virtüöz hastasını teste tabii tutuyor.

Çalınan parçalar:

Bir Youtube kullanıcısı, Hugh Laurie’nin dizide bir şeyler çaldığı sahnelerin bir çoğunu “Dr. Virtuoso” adıyla tek bir videoya toplamış.

176 bölümlük diziden birçok şarkıyı ve birçok sahneyi ilişkilendirebilirim, hatta replikleri de müzik ile ilişkilendirebilirim ve hatta House’un ayırıcı tanı departmanının müzisyen vakalarını da… 8 sezonda 700’den fazla parçaya yer verilmiş. Ama yolun sonuna geldik. Dizide çalan -hatırladığım- parçalardan kişisel favorilerimi sizler için bir Spotify listesine toplayıp bu yazının sonunu keyifli bağlayayım.

Şu parça (cover) Spotify’da yer almıyor ama mutlaka burada olmalı:

Spotify listesinde bir sıralama yapmaya çalıştım. Umarım hoşunuza gider. (Belki yazı yazmayı beceremiyorum ama liste hazırlama konusunda mütevazi davranamayacağım.)

Dizide çalınmış -neredeyse- tüm parçaları ve parçaların hangi bölümlerde çalındıklarını görmek isterseniz şuraya ve şuraya bakabilirsiniz.

Diziden herkesin etkilendiği farklı sahneler vardır mutlaka. Sizin de House’tan hoşunuza giden sahne-parça eşleşmeleri varsa bu yazının altına -ister parçayı ister sahneyi- yorum olarak bırakabilirsiniz.

Andaç

Duvarınız boş mu kalsın?
  • 105
  • 6
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  

Yorumlar
  1. Ediz Megrez

    Ediz Megrez   Tarih:   Ağustos 4, 2017 at 7:35 pm

    Yazıyı okumayın, kör oluyorsunuz, hahahaha. Şaka yapıyorum. Ya bunu ben yapıcaktım yııaağğ niden ama, nidenn!? Silahşörlüğünüzü erken konuşturup neden silahınızı erken çekiyorsunuz bayım? Bühüü bühüü.

    House’un benim kalbimde yeri çok büyük. Bir aralar yeterince reyting alamıyordu ve gece yarıları TNT’de 2’de 3’te falan yayınlanıyordu. Ben tabii daha o zamanlar lise çömezi, ertesi gün okul falan var, ama hiiiiç bana mısın demiyorum. Okula 3 saatlik uykularla falan gidiyordum sırf House piskopozunu izleyebilmek için, öyle bir manyaklıktı bizimkisi. E haliyle kıskandım tabii şimdi bunu başkaları yapınca. Ama işin içinde Andaç ve kötü yazısı varsa tamamdır, kabul ediyorum dfdg. Şaka yapıyorum.

    Benim için sanırım en önemli şarkıları, baştan efsanevi jenerik müziği “Teardrop”, kimsenin pek bilmediği “Maggot Brain” transandantalı ve kuşkusuz House’un intihar eder gibi balkondan havuza bombalama zıplamadan önce çalmaya başlayan hüzünlü bi’ “My Body Is A Cage” şarkısı. Zero 7’nin In The Waiting Line şarkısını da es geçmek olmaz tabii ki. Mutlaka dinleyin.

    Bu keyifli, aksi, lanet yazı için teşekkür ederiz. dsfg Aynı duyguları paylaşmak güzel.

    • Andaç

      Andaç   Tarih:   Ağustos 4, 2017 at 10:02 pm

      Hahaha. Teşekkürler. In The Waiting Line sanırım ailesi Roman kökenli olan çocuğun bölüm sonunda çalıyordu, House’un park yerini geri aldığı bölüm. Eğer Zero 7 ve onun gibi grupları seviyorsan -dizi kötü ama- The O.C.’yi izleyebilir ya da soundtrack listesine bakabilirsin.

Yorum bırakmak istemez misin?


Okumaya devam et

Kıyı Müzik

Şu Anda Çalan

Sanatçı

Parça

Background