“Devrelerim yandı / Biliyorum benim yüzümden / Paylaştığım, sevdiğim ne varsa / Onlar tüm malım mülküm”. Muse‘un kariyerini tasvir etmek için ne kadar harika dörtlük. Başlardaki sesini Radiohead, Jeff Buckley gibi ilhamları kendi süzgecinden geçirerek yaratmış bir ekipti Muse. Teybi 10 yıl sonrasına sardığımızda hem tarz, hem popülerlik bazında birçok insanın gözünde “21. yüzyılın Queen’i” olmuşlardı. […]

“Kim olduğumu biliyor musun? Ben Kol’um. Ve işte böyledir sesim.” 1992’den beri izleyenleri başarıyla dumura uğratan David Lynch çıkmazı Twin Peaks: Fire Walk With Me‘de Başka Bir Yerden Gelen Adam’ın Dale Cooper’a söylediği bu cümleler, tıpkı filmdeki diğer tüm replikler gibi yoruma, hem de sonsuz sayıda yoruma açık. Mevzubahis sahne kötü ruhların dile geldiği Black Lodge’da […]

Şöhret Marianne Faithfull‘a henüz ömrünün baharında zor günler yaşattı. 1964’te yayınladığı ilk popüler şarkısı “As Tears Go By” ile ondan sadece 5 sene sonra gelen “Sister Morphine”‘ı art arda dinlediğimizde bu gerçek can acıtıcı derecede meydana çıkıyor: Malum birtakım maddelerle geçen birkaç yıl, Faithfull’un sesini sanki 20 sene yaşlandırmış, vokalindeki tüm çocuksu masumiyeti de alıp […]

“Aşk yandı sonralar yıldızlar, zaman aralandı. Sessizlik içindeydi gökler…” Bilincin alt ve üst limitlerini zorlamaya devam eden Progressive Rock, seviye atladı. Yepyeni 1 saatlik formatıyla ve 10 şarkılık seçkisiyle karşınızda. Mozaik – Sappho ile Konuşma Iamthemorning – Scotland Toby Driver – Glyph Riverside – Guardian Angel Madder Mortem – Far From Home Haken – The […]

“Baştan sona tuhaf bir süreçti”, demişti Thom Yorke Suspiria‘ya müzik besteleme deneyimi hakkında. “Fikrin kendisine alışmam bile aylar sürdü. Yapımcılar bana ilk kez teklifi sunduklarında delirdiklerini düşündüm. Daha önce hiç film müziği bestelememiştim çünkü. (Progresif rock grubu Goblin imzalı) orijinal Suspiria ise gelmiş geçmiş en efsanevi soundtrack işlerinden biriydi. Ancak bu işten kaçarsam da pişman […]

Ülkemizdeki kültürel hafızanın biraz ağır aksak ilerlediği malumun ilanı. Matbaacılığın girdiği sıkıntılı sürecin de bu aksaklığa çözüm sunmayacağı muhakkak. Neyse ki internetimiz var da başka türlü ulaşamayacağımız hazineleri ucundan kıyısından yakalayabiliyoruz. (Bazen o bile yeterli olmuyor, ayrı.) ABD menşeili Trail Records Siddhartha‘nın yegane albümünü Trip to Innerself adıyla yeniden basmasaydı, belki yerli-yabancı eleştiri sitelerinde albüm […]

2018’de Tom Waits‘li bir “Bella Ciao” yorumu dinleyebilmemizin hikmeti, şarkıyı bugünlerde alakalı-alakasız herkesin yorumluyor olması değil. Trendler bir yana, bugüne dek aleni bir politik kelamını pek işitmediğimiz Waits’in eski dostu Marc Ribot bir süredir zaten “direniş şarkıları”ndan oluşan bir albüm yaratmak istiyormuş. İlk ilham “Wall Street’i İşgal” günlerinde parıldamış, turuncu kafalı bir para babasının ülkesine […]

“Kaybettiğim onca şey içinde en fazla özlediğim aklım.”-Ozzy Osbourne Metal!, 10. -ve şimdilik son- yayınıyla karşınızda. Birkaç ay sonra kafa sallamaya devam etmek dileğiyle… Shylmagoghnar – I Am The Abyss Deafheaven – Honeycomb Imperial Triumphant – Chernobyl Blues Body/Head – Reverse Hard

Eğer halen günümüzün en heybetli canlı performans grubunu bizzat görme fırsatı edinemediyseniz, heyecanı gözlerinize veya kulaklarınıza taşımak için sayısız alternatif mevcut. Nick Cave & The Bad Seeds, konserlerini kayıt altına alıp yayınlamayı seven bir grup. E haklarıdır. Bu dökümanların sonuncusu, geçtiğimiz Ekim ayında Kopenhag‘da gerçekleşen konserden seçmece 4 şarkının ses kaydını içeren bir EP: Sırasıyla […]

 İşte günün ödüllü sorusu: Yalnızlık bireyi özgürleştirir mi? Mesela Toby Driver gibi yıllar yılı yeraltı müzik piyasasında sivrilmiş ve oraya ait kalarak müzik projelerini kafasına estiği yöne sürüklemiş bir adama bakıp güçlü bir neden-sonuç ilişkisi kurabilir miyiz? Bir de, bu yalnızlığın rüzgarı hangi basınçla, hangi dinamikle eser? Yine Driver’ı denek olarak seçersek bir hipoteze […]


Current track
Title
Artist

Background