Yazar: Gökay Sarı

KTS, yani Kemal Tuğrul Sümer, buz mavisi bir Harley Davidson’ın sırtında neredeyse tüm Avrupa’yı tek başına dolaşmış, memleketi Ankara’ya geri dönmüştü. Batı’yı motoru ile gezerken çekmiş olduğu videoları, herhangi bir kaygıdan bağımsız olarak kurgulamış ve 2014 yılında “Youtube” üzerinden “Kahretsin Ben Gidiyorum” ismiyle yayımlamıştı. Kâr amacı gütmeyen tek kişilik bir kurum olarak yaptığı seyahatleri, kurguladığı […]

“Piyano Çalan Rus” olarak youtube aracılığı ile tanımıştık Evgeny Grinko‘yu. “Valse” isimli şarkısı oldukça dikkat çekmişti. Ancak Piyano Çalan Rus göründüğünden daha fazlası. Diğer şarkıları ve üretimleri ile de kendine özgün ve fark yaratmayı başarıyor. Davullar üzerinde de hakimiyeti bulunan Grinko‘nun orkestrasyon konusunda da hünerli olduğu biliniyor. 2015 yılında yayımlamış olduğu kısaçaları Silent Like Water ile de özgünlüğünü perçinliyor. […]

11 Temmuz 1973, Chicago doğumlu Ameriaklı besteci ve multi-enstrümantalist Andrew Bird yine kendine özgü bir sez manzarasıyla donatmış olduğu yeni albümü Echolocations: River‘ı yayımladı. Kırk dakika uzunluğundaki albüm, Wagewam Music Co. etiketini taşıyor ve sekiz orijinal şarkıdan oluşuyor. Squirrel Nut Zippers ve Bowl of Fire gruplarında da enstrümanları ve besteleri ile daha önce varlık gösteren Andrew Bird, solo kariyerini inşa etmek adına bu […]

Emil Svanangen’in, sahnelerde bilinen ismiyle Loney Dear’ın kendisiyle aynı adı taşıyan yeni albümü yayımlandı. İsveçli söz yazarı, besteci ve multi-enstrümantalist Loney Dear’ın son albümü diskografisinde yedinci projesi olarak yer alıyor. 2003 yılında plak şirketlerinden bağımsız olarak tek başına hazırlayıp yayımladığı ilk albümü The Year of River Fontana isimli uzunçaları ve Loney Dear’a kadar yer alan […]

Profesyonel bir etiket ve pozisyon olarak sayıları hızla yükselen ve irili ufaklı olmak üzere travmatik deneyimler yaşamış olan insanların tedavisi için çalışan “Müzik Terapisti” sayısı, insanoğlunun müzik ile arasındaki derin iletişimin gücünü yine gözler önüne sürüyor. Bu konuyla ilgili, gazetici Jason Greene’in, Pitchfork platformunda kaleme aldığı akademik makaleyi sizlerle paylaşmak için orijinal dili olan İngilizceden […]

1998 yılından itibaren futbol simülasyonu olarak video-oyunları çevresinde istikrarlı başarı gösteren bir seri FIFA. Her sene, güncel futbol dünyası ile donatılıp teknik olarak da geliştirilen oyun dünden bugüne kararlı bir tavır sergiliyor ve eleştirmenlerden yüksek not alıyor. Gelelim konumuza; 90’lı yıllarda doğmuş 2000’lerde çocuk olmuş nesil şu kalıbı hatırlayacaktır: “Fifa’daki Şarkı” Bu kalıp öncelikli olarak […]

Merhaba Kıyı sakinleri. Geçtiğimiz günlerde, Müzik Savaşları adını verdiğimiz serimizin ilk yayınını gerçekleştirmiştik, buraya tıklayarak bahsi geçen yayına ulaşabilirsiniz.. Bugün, konuyu biraz daha detaylandırıp, dönemin içerisine ve bu dönemin baş kahramanlarına ait mücadeleden de söz edeceğiz. Blur‘den Damon Albarn, Suede‘den Brett Anderson ve bu iki isimle yaşadığı birliktelikler ile adından sıkça söz ettiren Elastica‘nın simgesi Justine Frischmann‘dan söz edeceğiz. Öncelikle, daha önceki […]

Son albümleri “Battle Born“u 2012 yılında yayımlayan Amerikalı müzik topluluğu The Killers, beş yıl aranın ardından beşinci stüdyo albümü Wonderful Wonderful‘u yayımladı.  Albümün resmi olarak piyasa sürülmesinden önce tekli olarak yayımlanan The Man ve Run For Cover şarkılarına çektiği klipler ile dinleyicilerinin hasretini bir nebze dindiren The Killers‘ın ön adamı Brandon Flowers, boş durmamış ve bu zaman aralığında da solo albüm çalışmaları […]

Merhaba. “Müzik Savaşları” başlığını taşıyan içerik serimizde, her yayınımızda, yakın geçmişimize ait farklı bir müzikal hareketi ve İngiltere başta olmak üzere, dünya listelerinde zirvede yer almak için verdikleri mücadeleyi inceleyeceğiz. İlk yayınımızda konuğumuz Oasis, Blur, Suede ve Pulp gibi grupların, yerel medyadaki adıyla “Büyük Dörtlü“nün öncülüğünü yaptığı Brit-Pop hareketi. İncelememizin ardından, içeriğimizin sonunda da sizler ile, Britpop‘ın en güçlü dönemlerinde Büyük Dörtlü tarafından […]

Paul Dwyer, farklı ailelere ait birçok müzikal enstrüman üzerinde hakimiyeti olan, İskoçya asıllı, Türk vatandaşı. İyi müzisyen, çok iyi müzisyen. Kültür sentezi kalıbından hazzetmesem de, bu kalıbın en harika örneklerinden birini teşkil ediyor kendisi. Summertime‘dan, Deniz Üstü Köpürür‘e, Ordunun Dereleri‘nden Passenger‘ın Let Her Go hitine, Barış Manço‘nun Gülpembe‘sine kadar uzanan bir repertuarın altında imzası bulunuyor. Muazzam bir Türkçe, muazzam bir İngilizce […]


Kıyı Müzik

#NowPlaying
ARTIST
TITLE

Background